Definition
▶
düz
Düz, bir çizgi veya yüzeyin bükülmeden, kıvrılmadan devam etmesini ifade eder.
مستقيم، يشير إلى استمرار خط أو سطح دون انحناء أو انكسار.
▶
Bu yol düzdür, bu yüzden rahatça gidebilirsin.
هذا الطريق مستقيم، لذا يمكنك الذهاب بسهولة.
▶
Düz bir masa üzerine kitap koymalısın.
يجب عليك وضع الكتاب على طاولة مستقيمة.
▶
Düz bir çizgi çizmeye çalışıyorum.
أحاول رسم خط مستقيم.