Definition
▶
gitmek
Bir yerden başka bir yere hareket etmek veya ulaşmak.
Se déplacer ou atteindre d'un endroit à un autre.
▶
Okula gitmek için sabah erken kalkmam gerekiyor.
Je dois me réveiller tôt le matin pour aller à l'école.
▶
Tatile gitmek için uçak biletimizi aldık.
Nous avons acheté nos billets d'avion pour aller en vacances.
▶
Arkadaşım beni sinemaya gitmeye davet etti.
Mon ami m'a invité à aller au cinéma.