Definition
▶
anlamlandırmak
Bir durumu ya da olayı anlamlı hale getirmek, onu bir bağlam içinde değerlendirmek.
להפוך מצב או אירוע למובן, להעריך אותו בהקשר מסוים.
▶
Öğretmen, dersin konusunu öğrencilerin kolayca anlamlandırmasını sağlamak için örnekler verdi.
המורה נתן דוגמאות כדי לאפשר לתלמידים להבין בקלות את נושא השיעור.
▶
Kitapta yer alan semboller, hikayenin derinliğini anlamlandırmak için önemlidir.
הסמלים המופיעים בספר חשובים להבנת העומק של הסיפור.
▶
Hayatındaki değişiklikleri anlamlandırmak için bir süre düşündü.
הוא חשב במשך זמן מה כדי להבין את השינויים בחייו.