Definition
▶
görmek
Bir şeyi gözle görmek ya da algılamak.
לראות או לחוות דבר כלשהו בעיניים.
▶
Güneş batarken denizi görmek çok güzeldi.
זה היה יפה לראות את הים כששמש שוקעת.
▶
Kütüphanede yeni kitapları görmek için geldim.
באתי לראות את הספרים החדשים בספרייה.
▶
Arkadaşımın düğününü görmek için sabırsızlanıyorum.
אני מחכה בקוצר רוח לראות את חתונת החבר שלי.