Definition
▶
fırsat
Bir olayın veya durumun sağladığı avantaj veya şans.
어떤 사건이나 상황이 제공하는 이점 또는 기회.
▶
Bu iş teklifini kabul etmek benim için büyük bir fırsat.
이 직업 제안을 수락하는 것은 나에게 큰 기회입니다.
▶
Seyahat etmek, yeni kültürleri tanımak için harika bir fırsat sunar.
여행은 새로운 문화를 경험할 수 있는 훌륭한 기회를 제공합니다.
▶
Fırsatları değerlendirmek, başarılı olmanın anahtarıdır.
기회를 활용하는 것은 성공의 열쇠입니다.