Definition
▶
sıcak
Sıcak, yüksek sıcaklıkta olan veya ısıtılmış bir durumu tanımlar.
Quente descreve uma condição de alta temperatura ou algo que foi aquecido.
▶
Dışarısı çok sıcak, şemsiye almamız lazım.
Está muito quente lá fora, precisamos levar um guarda-chuva.
▶
Sıcak çikolata, soğuk kış günlerinde içmek için harikadır.
O chocolate quente é maravilhoso para beber em dias frios de inverno.
▶
Sıcak su ile banyo yapmak rahatlatıcıdır.
Tomar banho com água quente é relaxante.