Definition
▶
paradoks
Bir durumun veya ifadenin, ilk bakışta mantıksız veya çelişkili görünmesine rağmen, derinlemesine incelendiğinde anlamlı veya doğru olabileceği bir durumu ifade eder.
Refere-se a uma situação ou expressão que, à primeira vista, parece ilógica ou contraditória, mas que pode ser significativa ou verdadeira quando examinada mais profundamente.
▶
Hayat, bazen bir paradoks gibi görünür; insanlar en çok sevdiklerinden uzaklaşabilirler.
A vida às vezes parece um paradoxo; as pessoas podem se afastar daquelas que mais amam.
▶
Bir paradoks olarak, daha fazla bilgiye sahip olmak, insanları daha belirsiz hissettirebilir.
Como um paradoxo, ter mais informações pode fazer as pessoas se sentirem mais incertas.
▶
Çoğu insan, mutluluğun peşinden koştuğunda aslında onu kaybettiğini bir paradoks olarak görür.
A maioria das pessoas vê o paradoxo de que, ao correr atrás da felicidade, na verdade a perde.