Definition
▶
hızlı
Bir şeyin ya da birinin normalden daha kısa bir sürede hareket etmesi veya gerçekleşmesi.
Что-то или кто-то движется или происходит быстрее, чем обычно.
▶
O, hızlı bir koşucu olduğu için her yarışı kazanıyor.
Он выигрывает каждое соревнование, потому что он быстрый бегун.
▶
Hızlı bir araba almak istiyorum, böylece yola çıkarken daha az zaman kaybederim.
Я хочу купить быструю машину, чтобы не терять время на дороге.
▶
Bu bilgisayar, eski modelden çok daha hızlı çalışıyor.
Этот компьютер работает гораздо быстрее, чем старая модель.