Definition
▶
sol
Bir nesnenin veya kişinin bulunduğu yönlerden biri; özellikle sağın karşıtı olan taraf.
جهة من الجهات التي يوجد فيها شيء أو شخص؛ الجانب المقابل للجانب الأيمن.
▶
Arabanın sol tarafında bir çocuk oturuyordu.
كان هناك طفل يجلس في الجانب الأيسر من السيارة.
▶
Solda bir park var, oraya gidebiliriz.
يوجد حديقة على اليسار، يمكننا الذهاب إلى هناك.
▶
Yolda yürürken sol elinde bir çanta taşıyordu.
كان يحمل حقيبة في يده اليسرى أثناء السير في الشارع.