Definition
▶
içselleştirmek
Bir düşünceyi, bilgiyi veya davranışı zihninde benimsemek ve onu içselleştirmek.
استيعاب فكرة أو معرفة أو سلوك في ذهنه ودمجه.
▶
Öğrenciler, derslerde öğrendiklerini içselleştirerek daha iyi performans gösteriyor.
الطلاب يظهرون أداءً أفضل من خلال استيعاب ما تعلموه في الدروس.
▶
Bu kitabı okuyarak, liderlik becerilerini içselleştirmeyi amaçlıyorum.
أهدف إلى استيعاب مهارات القيادة من خلال قراءة هذا الكتاب.
▶
Bir dil öğrenirken, o dilin kültürünü de içselleştirmek önemlidir.
عند تعلم لغة، من المهم أيضًا استيعاب ثقافتها.