Definition
▶
karşıt
Karşıt, bir şeyin tam zıttı veya karşısında olan durumu ifade eder.
مضاد يُعبر عن الحالة التي تكون فيها الشيء عكس أو في مواجهة شيء آخر.
▶
Demokratik ve otoriter yönetimler birbirinin karşıtıdır.
تعتبر الأنظمة الديمقراطية والسلطوية مضادين لبعضهما.
▶
Bu iki görüş, felsefi açıdan karşıt düşüncelerdir.
وجهتا النظر هاتان هما أفكار مضادة من الناحية الفلسفية.
▶
Siyah ve beyaz, renklerin karşıtlarıdır.
الأسود والأبيض هما ألوان مضادة.