Definition
▶
paradoks
Bir durumun veya olayın mantıksal olarak çelişkili veya beklenmedik olan bir yönü.
Eine logische oder unerwartete Widersprüchlichkeit in einer Situation oder einem Ereignis.
▶
Bir yazar, eserinde bir paradoks yaratmayı başardı.
Ein Autor schaffte es, in seinem Werk ein Paradoxon zu schaffen.
▶
Bu teorideki paradoks, bilim insanlarını düşündürüyor.
Das Paradoxon in dieser Theorie regt die Wissenschaftler zum Nachdenken an.
▶
Hayatın birçok yönü bir paradoks içeriyor.
Viele Aspekte des Lebens enthalten ein Paradoxon.