Definition
▶
kapsamlı
Her şeyi kapsayan, detaylı ve geniş bir çerçeveye sahip olan.
Having a detailed and broad scope that encompasses everything.
▶
Yeni müfredat, kapsamlı bir eğitim programı sunuyor.
The new curriculum offers a comprehensive education program.
▶
Kapsamlı bir araştırma yapmadan karar vermemeliyiz.
We should not make a decision without conducting a comprehensive study.
▶
Şirketin kapsamlı raporu, tüm finansal verileri içeriyor.
The company's comprehensive report includes all financial data.