Definition
▶
fırsat
Bir kişinin veya bir grubun yararına olan, değerlendirilebilecek bir durum veya olgu.
Una situación o hecho que puede ser aprovechado para el beneficio de una persona o grupo.
▶
Bu işte çalışmak için harika bir fırsatım var.
Tengo una gran oportunidad de trabajar en este trabajo.
▶
Yatırım yapmak için doğru fırsatı bekliyorum.
Estoy esperando la oportunidad adecuada para invertir.
▶
Bu kurs, kariyerim için önemli bir fırsat sunuyor.
Este curso ofrece una oportunidad importante para mi carrera.