Definition
▶
karşıt
Karşıt, bir şeyin zıttı veya karşı durumda olan bir durumu ifade eder.
Opuesto, se refiere a una situación que está en contraste o en oposición a otra.
▶
Güneş, ayın karşıtıdır.
El sol es el opuesto de la luna.
▶
Bu kitabın konusu, önceki kitabın karşıt görüşlerini içeriyor.
El tema de este libro incluye los puntos de vista opuestos del libro anterior.
▶
İki karşıt parti arasında bir anlaşma sağlandı.
Se llegó a un acuerdo entre dos partidos opuestos.