Definition
▶
inat
Bir şeyde ısrar etme durumu veya başkalarının görüşlerine karşı direnç gösterme hali.
La situación de insistir en algo o mostrar resistencia a las opiniones de los demás.
▶
Onun inadı yüzünden projeyi tamamlamakta zorlandık.
Tuvimos dificultades para completar el proyecto debido a su terquedad.
▶
Çocukları, inatları nedeniyle bazen çok zorlayıcı olabilir.
Los niños pueden ser muy desafiantes a veces debido a su obstinación.
▶
İnatçı bir tavır sergileyerek, kendi fikirlerini kabul ettirmeye çalıştı.
Al mostrar una actitud terco, intentó imponer sus propias ideas.