Definition
▶
heyecan
Bir olayın veya durumun yarattığı yoğun duygusal durumdur.
사건이나 상황이 만들어내는 강한 감정 상태입니다.
▶
Sınav sonuçlarını beklerken içimde bir heyecan vardı.
시험 결과를 기다리면서 내 안에 흥분이 있었습니다.
▶
Konser başlamadan önce kalbim heyecanla çarpıyordu.
콘서트가 시작되기 전에 내 심장은 흥분으로 뛰고 있었습니다.
▶
Yeni bir işe başlamak her zaman heyecan vericidir.
새로운 일에 시작하는 것은 항상 흥분적입니다.