Definition
▶
yalnız
Bir şeyin ya da birinin tek başına olduğunu veya sadece o şeyi veya o kişiyi ifade eder.
Refere-se a algo ou alguém que está sozinho ou que é apenas isso.
▶
Bu akşam yalnız başıma sinemaya gideceğim.
Esta noite eu vou ao cinema apenas sozinho.
▶
Onun yalnızca bir kitabı var.
Ele tem apenas um livro.
▶
Yalnız bir gün bile beni mutlu etmiyor.
Um único dia não me faz feliz.