Definition
▶
fırsat
Fırsat, belirli bir zaman diliminde değerlendirilmesi gereken uygun bir durum veya olanaktır.
机会是在特定时间段内需要被利用的合适情况或机会。
▶
Bu seminer, kariyerim için büyük bir fırsat.
这个研讨会对我的职业生涯是一个很大的机会。
▶
İş görüşmesine katılmak, yeni bir fırsat yaratabilir.
参加面试可以创造一个新的机会。
▶
Yaz tatilinde seyahat etmek, yeni kültürler öğrenmek için bir fırsattır.
暑假旅行是学习新文化的一个机会。